alesten 65 aldım. galatasaray 70 istiyordu. napalım. benim canım sağ olsun (mu). haftalarca okula galatasarayda yüksek lisans yaptığımı hayal ederek şevklene şevklene gitmiştim. demek ki neymiş, (yani ben yelpazeyi daha da genişlettim.) bi hedefe saplanıp kalmak böyle çakozlatıyormuş. yalnızca hedefe değil bir de, kişilere, olaylara, fikirlere saplanıp kalmak çakozlatır. fransızca hazırlık kursu için tek bir kişi alan galatasaray, işte o kişi ben olacaktım. ne hayallerim vardı be. ama üzülmeyeyim. mimar sinan var. kıytırık özel üniversiteler var. emek piyasasında birilerinin ağız kokusunu, kaprisini, beklentilerini o kadar karşılamayacak onurum var ki(teşekkürler çeko), okul bitince bomboşta kalmaktan çok korkuyorum. yüksek lisans olmazsa bir sene daha beklemek istemiyorum. zaten muğlada felsefe okumakla yeterince vakit kaybettim. e bunun bir de, ailemin önyargılarını kırabildiğim için 'akademisyen olacak bu, başka bir iş yapamaz' beklentileri iyice baskı yaratıyor. eskiden takip ettiğim blogların birkaçına tıkladım tekrar, hepsi zehir gibiydi, çoğunun en son yazısı bir işe girmiş olmakla alakalıydı. sonra da bir daha yazmamışlar. hepsi bloglarına veda etmiş. (derdim bloğa veda etmek değil, büyük mevzuyu kavrayalım)(biz 2009'dan beri burdayız gardaş fkdjfd)
hayat bu. zaten. yarın yaşayacağmızın bile garantisi yok.
(böyle düşününce her şey daha hafif)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder