eliferen92@gmail.com

28.11.15

dün elif çağlar'ın caz konserine gittim. ne kadar da naif bir kadınmış yahu. ve sesi.. aman allahım. insan o konuşurken sesinin berraklığında ne dediğini algılayamaz ki. bir de ruhunu sevdim. şarkıları ve şarkılara başlamadan önceki anlatıları evrensel aşka, sevgiye, hayallerinin peşinden git temalarına işaret ediyordu. bir ara, 'sistemin dayattığı şeylerden; şöyle ol, bunu yapma, şunu giyin gibi şeylerden, dışarıdan biraz uzaklaşıp kendi içimize dönmenin şarkısı diye bir cümle kurdu. bunlar her zaman herkesin kendi kafasında düşündüğü klişe, basit, eskimiş şeyler gibi görünebilir. yani sonuçta 'hayallerinin peşinden git' dendiğinde gülümser geçeriz. ama önemli olan o kelime kalıplarını içinde bulundukları değersizleşmiş sıfatlarından çekip arındırmak. dün kadın, bana bunu yaşattı. aslında ilk başlarda şarkı sözlerinin ne kadar basit olduğunu düşünmüştüm. sonra bir sanatçı olarak kabul görmüş olmak hele ki türkiyede hele ki bir caz sanatçısı olarak türkiyede bilinmenin ne denli zor olduğunu düşündüm ve ona olan saygım daha da arttı. sonra bir de yoleleyi çekti. bence çok zor. ben çekemiyorum mesela. konseri yeldeğirmeni sanat merkezindeydi. burada da tabiki sürekli ayağa kalkıp FLAŞLI fotoğraf çeken abiler ablalar vardı. allahın emri canım artık.
bir zamanlar elif çağlar'ı tanımama da sebep olmuş olan şarkısı.

bunun dışında berna hocanın küçük tezi olan ülke ya da uluslararası kuruluş araştırmasına başladım. ki son gün 3 aralık. meksikanın zapatistalarını araştıracağım. güzel ve yoğun bir hafta olacak.

26.11.15

başka bir dünya düzeninde olsaydık muhtemelen -herkesin yapacağı gibi- şu an bitki bilimi okuyor olurdum. ya da fotoğraf, keçeden cüzdan yapımı ve bilimum antin kuntin şeyler, dikiş, kanaviçe, kurabiye ve börek sanatı gibi. yani müstakbel maddi sıkıntılar olmasaydı kendimi yapmaktan keyif aldığım şeylere adardım.
ama ne yazık ki şu anki şartlar beni olunabilirliği -NABİLİRLİK- ihtimal şeylere yönlendiriyor. mesela çeko bitirip gender masterı yapmak gibi. ki bunun için ingilizce gerekiyor. şu anki orta halli ingilizcemle aralıktaki başvuruya katılabilmem mümkün değil. pazar günü alese girdim. 80 matematik sorusundan 11 tane yapabildim. gerçekten şaka gibi. neyse, kayda girsin ve unutmayayım diye bu bağlantılar burada dursun.
-mustang
kongre sunumum
benim çocuğum belgeseli
mamut art project

bir de şöyle şeyler yaptım
 sürreal pazar
 geçen bilmem hangi gün moderne çekmeceler filmine gitmiştim. içeride yer kalmayınca bizi almadılar :(
 bu da iyice bit pazarı sürtüğü olduğumun bir kanıtı. soldaki makineyi 25'e aldım. hehehehe. canonu da gene pazardan 60'a almıştım. 








4.11.15

selam kızçeler.
hemen anlatmaya girişeyim. öncelikle ankaradaki kongrede sunumum bok gibi geçti. umarım vidyolarını yutuba koymazlar :( üstüne üstlük ben tam sunumu yapacağım sırada danışman hocam salonu terk etti. ki kadına ne zaman slaytları, makaleleri atsam yok kardeşimin düğünü var yok şu var bu var ilgilencem senle diyordu -şaşırmadım-
ankara üniversitesinin işte mülkiyelilerin bulunduğu kampüs çok güzel. yemekleri pahalı. tabi pahalıdan kastım dört kap yemek 2.50 lira. marmarada son gelen zamla 1.50 çümki.
bu gidişimde ankarayı çok sevdim. yaşanacak şehir. bloggerdan seneler seneler öncesinden tanıştığım bi arkadaşımda kaldık 4 kişi. (buradan gerçekten çok güzel arkadaşlar edindim. samimi, güzel insanlar.)
makalemin kabul edilmesiyle birlikte ailemde gördüğüm birtakım değişiklikler var. ilki babam maykrosoft telefon aldı....... ikincisi, gene babam, eskiden sadece kpss lafını açarken şimdilerde 'kızım kpssye DE gircen di mi' diye sorular soruyor, alınacak yeni bir şeyin bahsi açıldığında 'prof olunca alırsın' gibi (tabi profluğa kadar....) şeyler söylüyor. istediğim kırdırmayı yaşattım sanırım ailemde. gene, geçen seçimlerde hayırsız evlat etiketi yemiştim hdpye oy verdiğim için, yazıklar olsundu bana, fakat bu seçimlerde babam şöyle bir cümle kurdu; kızım hdpye oy verdiğin için geçen sana kızmıştım , ama sırf bu sefer sırf akepeye gıcıklığına olsun diye hdpye verebilirsin dedi. YANİ GARİP. tabi verdiğim oyun bir boka yaramadığını görünce benim de kafamda emma goldmandan zaten oy vermek bir şeyi değiştirseydiler...............

aman neyse. çok güzel bir tez konusu buldum ve selmin hoca gibi birinden 'güzel bir şey çıkacak' gibi bir söz duyunca şevklendim.
bunlar da YENİ TELEFONUMLA çektiğim fotoğraflar

 cebecide bir yerel gazoz.
 kongrem şeqil önümden çekil



 cebecide bir köfteci
 sanatsal çalışmam