eliferen92@gmail.com

19.10.14

lambda notları

dördüncü sınıf için tez araştırma konum olacak ama henüz karar veremediğim; çünkü her biri tonlarca literatürü içeren nefret suçları, lgbti bireyleri, toplumsal cinsiyet algısı ya da seks işçileri hakkında çalışmalar yürütebilmek için birtakım kaynakları topladım ve bir yerden başlamam gerektiğini düşünüp lambda kadıköyün açılma toplantısına gittim. burada toplantılarda gözlemdiğim bazı konuları kendi gözümden analizlemeye, ve buraya gelip kayda geçirmeye karar verdim. 
-o-
toplantıda yaklaşık olarak 25 kişiydik. başlangıçta birbirimize isimlerimizin baş harfleriyle birer sıfat bulacak ve kendimizi tanıtacaktık ki yararlı da oldu çünkü birçok sıfat sayesinde neredeyse 20 kişinin ismini aklımda tutabildim. daha sonra kurayla çektiğimiz harflerle eşleşip birbimize ilk önce kendi deneyimlerimizi anlattık. birebir olan bu görüşmenin ardından toplanıp nasıl açılmalıyız? açılmalı mıyız? konularına dair söz alanlar oldu. toplantıdaki kişilerin neredeyse çoğu ılımlı ve duygusal olarak ait oldukları cinsiyet kimliklerinden açılma/açılamama deneyimlerini anlattı. biri kimliğinin deşifre olmasından sonra annesinin onu evden attığından, bir diğeri interseks olduğunu keşfettiği zaman tıbbi yardımla başlayan süre içinde kendini tanımlandırma aşamasında olduğundan, birinin ailesi, ailesine söylemediği halde ailesinin onu onur yürüyüşüne götürdüğünden, yine biri psikoloğuna anlattığında homofobik tepkilerle karşılaştığından bahsetti.
benim burada değinmem gereken şey açılma/açılmama konusunun her zaman bu kadar da ‘tatlı’ ve de ‘tepkisel’ karşılanamayacağı. nihayetinde istanbuldaysak, o an lambdanın toplantısında bulunabiliyorsak zaten birey, bireyin ailesi ve de içinde yaşadığı toplum bunu kaldırabilmiştir. önemli olan nokta diyarbakırda yaşayan bir transın ya da dışa kapalı bir köyde yaşayan interseksin durumuna değinebilmek. neticede bir zamanlar eşekçi diye tabir edilen hastalıklı bir toplumda yaşıyoruz. örnek veriyorum ahmet yıldızın gey olduğu için bizzat babası tarafından adam tutturulup öldürülmesi çok uzak bir zamana işaret etmiyor. ya da yaklaşık iki sene önce sevgilim olan trans kız arkadaşımın dönüşüm sürecinde 2 yıllık tedavi sürecinin annesi tarafından yarım bıraktırılması, bunun bir hastalık olduğunu düşünen annesinin kendisini psikiyatrlara götürmesi, tedavisini kendi kendine aldığı doğum kontrol haplarıyla yürütmeye çalışan arkadaşımın cinsel yerlerine şiddet uygulaması bireyden daha çok toplum odaklı değişmemiz gereken durumların olduğunu gösteriyor (bence). neticede başkasının çimdik acısını sana çimdik atmadıkları sürece bilemezsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder