eliferen92@gmail.com

25.3.14

zanım karızım

elimde bir makine ve bir anane hırkasıyla çanakkaleye gittim. yol bacak yoran cinstendi ve bir türlü stanbouldan çıkamıyorduk ve fante bitmiyordu, fante bitmedikçe canım tatlı şaraplar çekiyordu. eceabat yakınlarında kitabı bırakıp yolları ağaçları izledim. içimden iyki yapmışım iyki kaçıp gelmişim diye sayıklayıpduruyordum. artık ne istediğime kati suretle emindim, bunu istiyordum, -belki de o adamı-, kentinin sakin, düzenli, denizinin ağacının olduğu herhangi bir yeri istiyordum. kentte biraz dolaşıp evimize vardık. telefonda öylesine söylediğim bir şeyi ciddiye alıp viski almıştı. otuz beşlik jack danielsı nası bitirdim hiçbir fikrim yok ama etkilerini sabah kalktığımda akşamdan yediğim ıspanaklı börek dolayısıyla yataktaki, perdedeki, saçımdaki, kulağımın içindeki ıspanak parçalarından görebilecektim. ertesi gün de biraz kustuktan sonra düzeldim. aristonun takıldığı yere, assosa gittik. oranın köylüleri de ne yazık ki akan turist nehrinden nasiplerini almış tüccarımsı bir çirkinliğe bürünmüşlerdi. ikinci gün güzelyalıya götürdü, makinemi arabada unuttuğum için fotoğraf çekemedim. birsürü keçi sürüsü kaçırdım. bir dahakine artık.
neticede güzel insanlar var, güzel yerler var, güzel evler kitaplar kentler, kentler var.

'istiyor ha istiyor zanım karızım'

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder