eliferen92@gmail.com

3.3.14

OROSPU ÇOCUĞU DEDIM MERCIMEK VER!

Çarşamba
Saat beşteki şirketler muhasebesi dersini asıp saat beşteki sinema kulübünün tanışma toplantısına gittim. burada seks, sanatseks, sepetyürüme ya da bayağı bulunabilecek hiçbir davranış yoktu. insanlar naif ve kendilerini biliyorlardı. 30 kişiyi geçik bir üye topluluğu olmamıza rağmen geri zekalıca bir espri yapıp salonu kahkahadan kıran tipler de yoktu. topluluk kendinden bahsettikten sonra modern timesı izledik. topluluk, film bitince işgal evlerinde gösterim yapabileceklerinden okulla sınırlı kalmak istemediklerinden bahsetti.
şarloyu daha önce de izlemiştim erkek kardeşimle fakat güzel bir toplulukla izleyip beraber gülmekten daha fazla keyif aldım. sonra chaplin denilince aklıma sürekli bertoluccinin the dreamerstaki iki elemanın chaplin-keaton kapışması geliyordu. neyse film bittiğinde insanlar filmde gördükleri sahneleri anlatıp 'ben şu sahneye değinmek istiyorum' deyipduruyorlardı.
'iğrenç, boktan bir düzen içinde hala umudu var chaplinin'
'beyaz koyunlar siyah koyun sonra insanlar hede hödö'
'insanlar kendi emeklerine yabancılaşıyorlar, makineleşmeye dur demeliyiz, bunun önüne geçmeliyiiiöööz :(' (en saçması buydu)
konuşmalar da bitince topluluğun bizim için bastığı 'yetimhaneden malikaneye:chaplin' makalesini alıp tiyatroya gitmek üzere mutlu bir şekilde ayrıldım oradan çünkü güzel insanlar sahiden vardı ve güzel şeyler yapmaya çalışıyorlardı.
dağcılık topluluğundan sonra para saçmadan da kendime iyi şeyler katabileceğim bir yer bulmuştum.
kadıköye indiğimde haldun taner sahnesindeki oyunun sekiz buçukta, toros canavarına olduğunu zannedip yavaşça hareket etmiş bir kahvecide oturmuştum. yedi buçukta girdiğim kahveciden sekizde çıktım. haldun tanere gittiğimde kapılar kapalıydı. güvenlikbeye toros canavarı yok muydu bugün kapılar neden kapalı diye sordum. içeride toros canavarı değil ölü adamın cep telefonu oynuyor hanımefendi dedi. meğer cuma günkü oyunla karıştırmışım. -daha sonra cuma günü bu oyuna gittiğimde ilk perdesi bir saat on beş dakika sürdüğü için yurttan tutanak yemeyeyim diye ikinci perdesine giremeyecektim.- güvenlikbey, biletimin olmadığını zannedip gişeler kapandı hanımefendi yine de gelin isterseniz dedi. daha sonra bu yanlış anlaşılmayı da düzeltip gişeden biletimi alarak oyuna on iki dakika geç girip oyunun ilk perdesini merdivenlerde izledim. ***galiba spoiler*** oyunda lorde, daft punk, sinatra çaldılar, arda aydının -elimde olmadan- mesut insanlar fotoğrafhanesindeki performansını bu oyundaki performansıyla kıyasladım. daha geri plandaydı, belki oyunu yönettiği içindir bilemiyorum***galiba spoiler***
bu oyundan da mutlu bir şekilde ayrılıp güvenlikbeye beni içeri aldığı için teşekkür edip güvenlikbeyin samimiyetsiz mi mahçup mu, ne olduğunu kestiremediğim mimiklerini aklıma alıp sekiz kişilik odama dönmek üzere çıktım oradan.

rachmaninofftan gelsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder