eliferen92@gmail.com

21.2.14

kovulabilirim.

geçen hafta 4 gün bu hafta da gitmem gereken gün kadar gittiğim işin şefi, bugün yine gelmiyo musun diye aradı. kendi kızının bikaç hafta, diğer öğrencilerin bir ay gelmediği işe ben neden gidiyorum ?

arkadaşım layne, bana çok güzel dünyaların kapılarını açmış olmasaydı kara kara düşünüyor olurdum, kovulunca ne yapacağım ? ama şu an, götümde bile değil. bir bukowski değilim ama bu iş olmazsa başka bir iş olur. ya da olmaz. napalım. üf.

haftasonu keçi peyniri tanıtacağım. aşk iksirine gittim, kadıköy tam bir sanat öküzü olduğu için biletlerin açılışından 2 saat sonra biletler tükenmişti. bundan mütevellit görüş alanı kısıtlı bir yerden izlemek zorunda kalmıştım. sahnenin yalnızca sağ tarafını görebildiğimçin oyundan yüzde seksen beş keyif alabildim(?). ama güzeldi. sevdim. haftaya, bir ay kadar önce oyuncuları hastalandığı için yerine sirke tadında böğürtlen reçelini getirdikleri toros canavarına ve mesut insanlar fotoğrafhanesini seyredip oyunculuğuna hayran kaldığım arda aydının yönettiği ölü adamın cep telefonuna gideceğim.

dün kalan son paramla canımfantenin üzümün kardeşliğini aldım.

ve mızıka çalıyorum, heart of gold ile mr tambourine man, şimdilik (::::::::::::::

şimdi ses ve öfke'yi bitirmem, türkiyede geri kalmışlığın tarihine başlamam, çalışma sosyolojisi ve borçlar hukuku notlarını temize çekmem gerek.

şunu da buraya bırakayım da tam bir blog olsun: phil baba.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder